Bağımlı Obsede SEVGİ Nedir'in devamı
“KARA SEVDA.. BAĞIMLI/Obsede SEVGİ NEDİR 1
GEL BERABER “BENİ SEVELİM:)))
Sevgili Dostlarım,
SEVGİ insanın KENDİSİNİN VE BİR BAŞKASININ
ruhsal gelişimini desteklemek amacıyla, benlik sınırlarını genişletme
ARZUSU VE EYLEMİDİR.
Bu nedenle
SEVGİ,
“başkalarını, benimsemediğimiz yönlerine rağmen olduğu gibi kabul etmek olan SAYGIDAN” ÇOK DAHA FAZLASIDIR.
Tek başına
SEVME İSTEĞİ VEYA SEVGİ DUYGUSU “SEVME” DEĞİLDİR.
SEVGİDE HEM NİYET VARDIR HEM DE EYLEM.
SEVGİ YALNIZCA VERMEK DEĞİLDİR; akıllıca, sağduyulu ve mantıklı (aklın terazisinde tartarak) bir biçimde vermek demektir. Hatta
BAZEN DE VERMEMEK DEMEKTİR.
Sevgi mantıklı övgü, mantıklı eleştiri demektir.. sadece teselli edip rahatlatmak değil, mantıklı bir biçimde tartışmak, mücadele etmek, yüzleşmek, zorlamak, teşvik etmek ve gerektiğinde hedefe doğru itmektir. Yani sevgiyle davranmak, içgüdüyle davranmak veya kontrol edemeyeceğimiz duyguların yönetimde davranmak değildir. GERÇEKTEN SEVEN KİŞİ,
bilinçli olarak hoşlanmadığı, o anda sevgi duymadığı, hatta
KENDİSİNE İTİCİ GELEBİLEN BİR İNSANA KARŞI DA SEVGİ DOLU YAPICI DAVRANIŞLARDA BULUNUR.
O halde
SEVMEK,
Bireyin
ÖZGÜR İRADESİYLE YAPTIĞI bir SEÇİM, TERCİHTİR, İNSANIN YAPTIKLARIYLA BELLİ OLUR.
İki insan birbirini ancak, her biri kendi başına yaşayacak güçte olup da, birlikte yaşamayı seçtikleri zaman sevebilir.
Bağımlılık sevgi gibi görünebilir. Çünkü o insanların, kendilerini bir başkasına şiddetle bağlamasına neden olan bir güçtür. Gerçekte
BAĞIMLILIK SEVGİ DEĞİL, SEVGİSİZLİKTİR.
Vermekten çok almanın peşindedir. Olgunlaşma yerine çocuklaşmayı besler. Özgürleştirmek yerine, kısıtlamaya, köleleştirmeye çalışır. Sonunda da İLİŞKİLERİ VE İNSANLARI GELİŞTİRMEK YERİNE YIKIMA UĞRATIR.
(Örnekler içeren iki numaralı yazım daha geniş açıklamalar içerecektir)
BAĞIMLI/
(obsede)
KİŞİLERİN, SADECE BAŞKALARININ KENDİLERİ İÇİN NE YAPABİLECEKLERİYLE İLGİLENDİKLERİNİ”
çok hoş bir şekilde anlatan aşağıdaki yazıyı, bir iki ufak nokta dışında çok beğendiğim için, dikkatinize sunmadan edemedim.
Sevgilerimle.
Tuncay Erciyes
07 Kasım 2008
GEL BERABER “BENİ SEVELİM”.
"HER ÁŞIK ASLINDA KENDİNE ÁŞIKTIR" DESEM...
"Hadi oradan!" dersiniz.
Fakat vallahi öyle.
Hayır, bilimsel açıklaması falan yok.
Bakın, tecrübe denen şey bilimden aşağı değildir!
Hem şimdi konuşturmayın beni... Ne yapmıştı bilim adamları hatırlarsınız...
Kalp ilacı bulduk diye dayadılar V...'yı kalp hastalarına... Adamlar gitti gider fakat p...... "yıkılmadık ayaktayız" diye bağırıyor... O zaman anladılar ki meğer i..... hapıymış buldukları.
Benim de yaptığım bundan farklı bir şey değil.
Yıllardır kadınla erkeği eviriyorum, çeviriyorum, ilişkilere bir oradan, bir buradan bakıyorum, deneye yanıla... En son işte gördüm ki
İNSAN ASLINDA KENDİNE ÁŞIK OLUYOR.
Şimdi şöyle...
Kadın, erkek fark etmez, kişi zaman zaman kendisini tapılası bir yaratık olarak görür. Artık hangi hormonun etkisiyle, bilinmez.
Öyle sever, kendini öyle beğenir ki, bunu birisiyle paylaşmak ister. Tıpkı
"ÇOK GÜZEL BULGUR PİLAVI YAPTIM GEL BERABER YİYELİM"
diye komşusuna seslenen Hayriye Hanım gibi, etrafından gözüne kestirdiği birini çağırır:
"GEL BERABER BENİ SEVELİM."
Ezberinde aşkın iki kişilik olduğu da vardır ya... Fakat işte
"İKİ KİŞİLİK"TEN ANLADIĞI "İKİMİZ BİR OLALIM BENİ SEVELİM"DİR.
Ama bunun farkında değildir elbet. Karşısındakine áşık olduğunu zanneder.
"Hayatımın erkeğini/kadınını buldum!"
Ne şans! ..
HAYATINIZIN ERKEĞİNİN YENİ ZELANDA'DA DEĞİL DE AYNI OFİSİN AYNI ODASINDA, KARŞI MASADA KONUŞLANMIŞ OLMASI!..
* * *
"Nesini sevdin?" diye sorarlar áşıklara...
Aslında cevabı yoktur bunun. Fakat herkes makul veya mantıksız bir cevap verir.
Kimi edebiyat parçalar...
"GÖZLERİNDE YILDIZLARIN İZİNİ BULDUM."
Kimi daha gerçekçidir...
"GÜLERKEN BEMBEYAZ DİŞLERİ GÖRÜNÜYORDU."
Fakat en doğrusu, yani tezime en uygun olanı şudur:
BENİ SEVMESİNİ SEVDİM.
Bakın
İNSAN KENDİNİ DEĞİL DE KARŞIDAKİNİ SEVSE HAKİKATEN, O İLİŞKİDE HOŞGÖRÜDEN, ŞEFKATTEN, ANLAYIŞTAN GEÇİLMEZ.
Kıskançlığın ise esamisi okunmaz.
Ha ana-baba, ha sevgili yani.
Sizi bilmem, ben böylesine rastlamadım hiç.
Peki, ayrılmak isteyen tarafın yakasına yapışıp
"SEN BENİ NASIL TERK EDERSİN!" DİYE BAĞIRMAK, HESAP SORMAK NEYİN NESİ ZANNEDİYORSUNUZ?
O HÁLÁ KENDİNE ÁŞIKTIR, ÖTEKİNİN BUNA EŞLİK ETMİYOR OLMASINA DAYANAMIYORDUR!
Dikkat edin, insan kendinden hoşnut olmadığı dönemlerde kimseyi sevemez. AYRILIKLAR DA O DÖNEME DENK GELİR ZATEN. KENDİNDEN BIKMIŞTIR ASLINDA.
Dur bakalım daha neler keşfedeceğim!
ALINTIDIR..
Kaynağı bilinmiyor.
*
Benim bu yazıda eksik gördüğüm, katılmadığım husus şudur;
Yazıda geçen,
"İNSAN KENDİNİ DEĞİL DE KARŞIDAKİNİ SEVSE HAKİKATEN, O İLİŞKİDE HOŞGÖRÜDEN, ŞEFKATTEN, ANLAYIŞTAN GEÇİLMEZ.
Kıskançlığın ise esamisi okunmaz."
ifadesi, bitişte yer alan,
"insan kendinden hoşnut olmadığı dönemlerde kimseyi sevemez.
AYRILIKLAR DA O DÖNEME DENK GELİR ZATEN. KENDİNDEN BIKMIŞTIR ASLINDA"
ifadesi ile kısmen uyumsuzluk gösteriyor.
Eğer insan kendinden hoşnut olmadığı dönemlerde kimseyi sevemezse ki bence de doğrudur, bu durumda önceki cümlede zafiyetmiş gibi gösterilen "insanın KENDİSİNİ
sevmesi"nden
ŞİKAYET EDİP,
ona
"SADECE KARŞINDAKİNİ SEV DEMEK" DEMEK YANLIŞ OLUR.
Bu istek sevginin şu tanımına da uymaz;
"SEVGİ
insanın
KENDİSİNİN VE BİR BAŞKASININ
ruhsal gelişimini desteklemek amacıyla, benlik sınırlarını genişletme
ARZUSU VE EYLEMİDİR"
O halde
BEN/ego YOK OLDUĞU AN, "BAŞKASININ ruhsal gelişimini desteklemek amacıyla, BENLİK
sınırlarının genişletilmesi" olarak tarif ettiğimiz
SEVGİNİN DE VAR OLMASI SÖZ KONUSU OLAMAZ.
Dolayısıyla,
"GEL BERABER “BENİ SEVELİM"
sözünde
YANLIŞ
olan şey
BEN'İN SEVİLMESİ DEĞİL, ÖTEKİNİN SEVİLMESİNİN İHMAL EDİLMESİ,
sevmenin BİZ'i KAPSAYACAK ŞEKİLDE GENİŞLETİLMEMESİDİR.
Sevgilerimle.
Tuncay Erciyes

Hayat bir kahve fincan gibidir,Bazen acı bazen tatlı olur.önemli olan kahvenin tadı değil,onu kiminle içtiğinizdir.....
2009-03-07 13:00:21 - Merhaba
hem blogunuz hem siz hem yazı cok guzel
tebrıkler basarılar dilerim :)